• Toplam girdiği içerik: 740
  • Bugün girdiği içerikler: 0
  • Dün girdiği içerikler: 0
  • Bu ay girdiği içerikler: 0
  • Geçen ay girdiği içerikler: 0

gymboree

Ada 27 aylık oldu. Neredeyse doğduğundan beri düzenli olarak parka gidiyor, ve hatta parkta hep aynı çocukları görüyor, bir kısmı ile arkadaşlık ediyor. Aman ne olacak 27 aylık bebenin arkadaşlığı, işte sıra ile kaydıraktan kayıyorlar, birbirlerinin oyuncaklarını paylaşıyorlar, tebeşirle sırayla yere yazı yazıyorlar filan. işte bütün bunlar benim annelik tercihlerim ile çok doğru orantılı olduğu için ve de Ada parkta mesut bir çocuk olduğu için hiç oyun gurubu arayışına girmedim bugüne kadar. ama bundan birkaç ay kadar önce Ada'nın çekingen tavırları dikatimi çekmeye başladı. mesela birisi koşarak kaydırağa geliyorsa ve bizimkisi kaydırağın yanıbaşında duruyorsa resmen geri çekiliyor, kaymaktan vazgeçiyor filan. ya da elinden bir oyuncağı bir çocuk çekip alırsa Ada'nın dudaklar büzüşüyor, olduğu yerde durumu ağlamaklı bir halde kabulleniyor. kendisi asla bir çocuğun elinden bir oyuncak filan kapmıyor bu arada. fazla mı terbiye verdim acaba diye düşünür oldum son zamanlarda:) kibar annenin kibar kızı misali.. herneyse kendi akranlarıyla birlikte oyun oynamak bu yaş çocuğu için ütopik bir beklenti belki ama bu kadar çekingen davranmak da anne olarak beni rahatsız etmeye başladı ve hızlıca bir oyun gurubu arayışına girdim. Çok hızlı girmişim ki my gym evime daha yakın olmasına ragmen, ve daha iyi feedbackler olmasına rağmen kaptım Ada’yı Gymboree deneme dersine götürdüm. Dersi detaylı anlatacağım da öncesinde pazarlama tekniği konusunda beni hem kızdıran, ama kızdırmasının yanısıra bir paket ders almamı sağlayan stratejilerini anlatacağım. Deneme dersinin ücreti 50 TL. Eğer deneme dersinden sonra 12 derslik paketi alırsanız bu 50 TL yi ödemiyorsunuz ve paket üzerinden %10 indirim alıyorsunuz. Yani amaç deneme dersinden çıkan anneyi anında kapmak. Yani iyi hoş da ben belki bir gece yatıp bu konuyu sindire sindire düşünmek istiyorum! Neyse bu strateji bence çok tatsız, ama diyorum ya ben bile isteye yem oldum, hem ilave 50TL ödememek hem de %10 indirimi alabilmek için çıkışta kaydımızı yaptırdım. Ama eğer yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı oyun gurubu arayışına girmiş olmasaydım kesinlikle bu tuzağa yakalanmaz kızımı parka götürmeye devam eder, başka başka yerleri denerdim. Şimdi ise olaya haftada bir saat eğlence olarak bakıyorum ve Ada’nın her halükarda buradan fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Gelelim derse; 1 saat süren aktivite genellikle şarkı, müzik odaklıydı. Hafif hareketler ile desteklenmiş, profesyonelce hazırlanmıştı bana göre. Begüm öğretmen konusuna hakim ve çocuklar ile gayet iyi diyalogtaydı. Ada derse o kadar katılmadı ki Begüm öğretmen bizzat katılması için tüm sempatisini kullandı.

Ders ilk başladığında tüm anneler yerde oturmuşlardı, bebekler de hemen önlerinde. Bir biz hariç! Ben yerde oturuyorum, Ada ayakta bana yanak yanağa sarılarak duruyor. İşte bizim ilk 5-7 dakikamız bu şekilde geçti:) Sonrasında da Ada sadece izleyici olarak katıldı aktivitelere.. ta ki baloncuklar ortaya çıkana kadar. Zaten bireysel bir aktivite olduğu için, ve de baloncukları çok sevdiği için bir bir yakaladı havada uçuşan baloncukları. Sonrasında da marakas’lar ortaya çıktığında Begüm öğretmen turuncu marakasları Ada’ya uzattı. Benim kızım bir mavi delisi olarak turuncuları reddetti ve mavi marakas istedi. Gayet net cümleler ile istedi hem de :) işte sanırım direncimizin kırıldığı nokta burasıydı, Begüm öğretmen mavi marakasları verince Ada’ya, bizimkisi çok mutlu oldu. Ve işte biraz salladı filan darken 1 saat geçti. Haftaya ikinci derste bir parça daha açılacağımızı umut ediyorum.

Bu arada Ada’yı bu sene Iraz Toros Suman’ın Atölyesine de götüreceğim, işte asıl faydayı orada sağlayacağız diye düşünüyorum.
Bu arada 12 saatlik üyelik ödemesini yapınca Pazartesi serbest etkinliklere ücretsiz katılma, boş zamanlarda da mekanı kullanma gibi avantajlardan faydalanabiliyorsunuz. Bunlar çok mu önemli bilmiyorum, bakalım göreceğiz. Bu arada My Gym’e de kızımı kesin götüreceğim ve karşılaştırmasını da yapmaya çalışacağım. Çok yakında :)

dondurmacci

aysun the sütçü nün mis sütleri ile dondurma yapan yer, ben henüz denemedim ama çok merak ediyorum.

lykia world ölüdeniz

çocuk dostu tatil denince akla gelen ilk otellerden birisi lykia world ölüdeniz. ama bana soracak olursanız hiç de öyle bir otel değil. geçen gün bir arkadaşım için detaylı maddeler yazmıştım, buyrun siz de okuyun;

1. otel çok büyük bir alanda. denize yakın oda dersen ana restoranlara uzaksın. restorana yakın dersen denize uzaksın filan. ha bir de çok yamaç var bir çocukla bile zor hele bir de 2 çocukla ben şahsen gitmezdim.

2. ben tatilde plajda yemek içmek isterim. öğlen yemek için restorana git yemek ye'den ziyade plajda pizza, barbekü, vb.. büyük otellerde bu çoğunlukla var ama lykya da plajda içecek servisi var ama yemek yok.

3. çocuklar için nefis bir alan var; paradise dı adı sanırım. inanılmaz bir havuz konsepti. 2 kere ada'yı götürdük, çocuk kendinden geçti. ama buraya shuttle ile gidiliyor. ve daha büyük çocuklar için daha uygun. biz muhtemelen bu havuz yüzünden son gece 41 derece ateş ile acil dönüş yaptık istanbula. bu tip havuzlar hem çok cezbedici hem de minik çocuklar için çok riskli maalesef (biz burada tatil yaptığımızda ada 2 yaşını doldurmak üzereydi)

4. hayatımda girdiğim en kötü deniz. ben mesela belek denizi sevmem, belek buranın yanında şahane kalır o derece. hem çok dalgalı, hem kıyı kocaman taşlarla dolu. biz eylülde gittik belki de mevsim etkisidir bilemiyorum ama bir tesiste aradığım en önemli özellik deniz kötü olunca zaten ben memnun kalamamamış oldum. ve hatta deniz çok kötü olduğu için havuza yöneldik ve hastalık kaptık diye düşünüyorum. hayatımda ilk defa deniz ayakkabası aldım denize rahat girebilmek için, zaten otelin marketinde bu ayakkabılar yok satıyor :) ama bu bile kurtarmadı plaj ve denizi..

5. alacarte restoranlar şahane. şimdiye kadar gittiğim otellerdeki en iyisi. japon, italyan filan nefisti. ana restoranlar da oldukça başarılı. yemekler çok iyiydi kısaca.

6. hersey dahil değil o yüzden ucuz da değil. odadaki mini bar, içecekler filan ücretli. bu bir handikap sayılmayabilir. sadece bilgi.

çocuk dostu oteller

(bkz: lykia world ölüdeniz)

sling

(bkz: neko x wrap sling)

çocuklarla diyaloglar

Uykudan hemen önce yatakta sarmaş dolaş diyaloğumuz;
Ada: Anne sen çok tatlısın
Ben: Adacım asıl sen çok tatlısın (keyiften dört köşe bir ifade ile elbette)
Ada: Ben çok tatlı değilim (gayet sinirli!)

timaş çocuk

mini masallar adlı bayıldığımız serinin sahibi yayınevi...

--- alıntı ---

Benimle Tanıştınız mı?

Merhaba; ben “Timaş Çocuk” Timaş Yayınları çocuklar için hazırladığı birbirinden güzel kitapları benimle sunuyor sizlere.

Timaş 1982 yılında kurulmuş dev bir yayınevi. Ben onun içinde doğdum ve büyüdüm. Laf aramızda ondan çok şey öğrendim.

En güzel kitapları sizlere ulaştırmak için pek çok kişi çalışıyor benimle birlikte. Önce “Çocuklar hangi kitapları sever?” diye düşünüyorlar, sonra “Çocuklar neleri öğrenmek ister?”… Editör, yazar, çizer, grafiker, pedagog, öğretmen abla ve ağabeyler kafa kafaya veriyor, yazıyor, çiziyor, heyecanla ve şevkle çalışıyorlar. En büyük istekleri hazırladıkları kitapları çok sevmeniz ve bol bol okumanız. Hatta onları çocuklarınız için saklamanız.

--- alıntı ---

çocuk kitapları

timaş yayınlarının mini masallar serisi kesinlikle çok güzel. her bir kitap 1 TL, içindeki çizimler çocukların çok seveceği şekilde ve de en önemlisi çocuklar için nefis hikayeler barındırıyor. karkutucu, perili cinli, asmalı kesmeli şeyler değil, kornaya gereksiz yere basan rakun kunkun'un hikayesini anlatıyor mesela:)

mini masallar

Timaş Çocuk 'un Mini Masallar adlı bir dizi kitabı var. Ada'ya bundan 5-6 ay önce babaannesi bir kaç kitabını almıştı, Rakun Kunkun o gün bugündür gözde kitaplarımız arasında.. sizde kırmızı başlıklı kız gibi ürkütücü masallar dışında bir şeyler arıyorsanız, kesinlikle bu kitap serisini tavsiye ederim.

hikayeler çok güzel, küçük çocuklar için çok uygun. her bir kitapta ayrı bir hayvan (bazen sebze veya bir eşya) masal kahramanı oluyor.

rakun kunkun
acı biber çatçat
minik fil filo
japon balığı şıp şıp
çekmece çekçek

isimlere bakar mısınız? hepsi birbirinden şeker değil mi? :)

bu arada her bir kitap 1 TL...

uyku tulumu

hiç kullanamadığım ürün. Ada 8 aylık olana kadar kendikendine uyumayı beceremediği için ve çok sık uyandığı için zaten kullanamadık. sonrasında da alışmış olmadığı için hiç istemedi torba gibi birşeyin içine girmeyi.

bu arada zaten bence kalorifer yanan bir evde saat 9'da uyuyan bir çocuk için uyku tulumu çok gereksiz. ancak gece 12 sonrasında kalorifer sönünce kalınlaştırmak lazım bebeğin üzerini, bunu da uyku tulumu ile yapmak daha zor. ben babaanneme hırka ve pantalon ördürüyorum her sene, 12 civarı kendim yatarken Ada'ya bunları giydiriyorum, missss...
1 2 3 74