masallar ve toplumsal cinsiyet

melek özlem sezer'in yüz yıllardır masummuş gibi çocuklara anlatılan masalları alt satırlarıyla irdelediği nefis kitap. tüm ebeveynlerin okuması gerek bence.

napoli romanları

(bkz : kayıp kızın hikayesi)

kayıp kızın hikayesi

napoli romanlarının 4. ve son kitabı.. olgunluk dönemindeki lena ve lila'nın yasaklarla ve konformizmle mücadele edererek sürdürdükleri yaşamlarının anlatıldığı roman, ilk üç kitaba kıyasla biraz daha zor ilerledi benim için. biraz daha iyi bir son beklerdim sanırım.

terk edenler ve kalanlar

napoli romanlarının üçüncüsü.. 

68'ler, faşistler ile solcuların acımasız savaşları, bozulan dengeler, dağılan düzen.. Ve tüm bunlar olurken lena ve lila'nın tercihleri.. İnanılmaz bir hızla bitip gitti, sonuncu kitaba başlamaktan çekiniyorum :(

Çavdar tarlasında çocuklar

J. D. Salinger'in romanı.. Şu an için "Modern zamanların başyapıtı" olarak kabul edilen kitap, "ahlâk dışı" ve "açık saçık" bulunduğundan ABD'nin birçok tutucu bölgesinde uzun süre yasaklanmış..ergenlik dönemindeki holden caulfield'in dünyayı algılayışını, yetişkinlerin düzenine karşı olan isyanını tam da bir ergen ağzından anlatıyor. Dili o kadar başarılı ki, kitabı okurken holden'a dönüşüyorsunuz:) ve ben 'işte buna bittim' :) 

yeni soyadının hikayesi

elena ferrantenin yazdığı napoli romanlarının ikincisi. benim olağanüstü akıllı arkadaşım adlı romanın devamı..

iki dostun birlikte geçirdikleri bir yaz tatili ve yaşadıkları olaylar etrafında değişen dengelerin alt üst oluşunun anlatıldığı, özgürlük ve aşk; evlilik ve ayrılık; bağlılık, sadakat, dostluk ve annelik adına eşsiz detayların olduğu roman, en az ilki kadar başarılı..

eve dönüş şarkısı

alalı uzun zaman olduğu halde öylece kitaplıkta beklemede kalıp, bu karantina günlerinde ilaç gibi gelen jodi picoult kitabı. bir yanıyla çok zor bir konu, diğer yanıyla akışı ana karakterlerin bakış açısından ayrı ayrı okuyabilmek çok sürükleyici. epeydir bu kadar elimden bırakamadığım, hatta uykumdan feragat ederek okuduğum bir kitap olmamıştı. yer yer sinirlenip elimden bıraktığım da oldu, çaktırmadan tırnak yediğim de. kitapla alakalı yorumlar genelde eşcinsel hakları ekseninde haliyle, ancak sadece bu eksende değil din ekseninde, ilişkiler ekseninde, adalet ekseninde ve toplumsal baskı ekseninde de değerlendirilebilecek çok yönlü bir kitap olmuş. april yayıncılık’ın ellerine sağlık.

ben orada değildim üstelik siz de yoktunuz

32 kısa öyküden oluşan burak aksak kitabı. artık (bkz : storytel)den de dinlenebiliyor. 

Benim olağanüstü akıllı arkadaşım

Elena ferrantenin yazdığı napoli romanlarının ilki. Canım derikonun yeni yıl hediyesi:) 

İki genç kızın kıskançlıklar, çekişmeler ve sırlarla dolu dostluklarını, boğucu erkek egemen bir kültürde, duyarsız ailelerine ve yoksunluklara karşı büyüme ve varoluş serüvenlerinin anlatıldığı roman anlatım olarak da çok sürükleyici. 

En yakın zamanda serinin kalanlarını da okuyacağım. 

okulsuz toplum

ivan illich'in eğitim sistemine eleştiri niteliğindeki kitabı..

"Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes günbegün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın doğrudan ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir?"


1 2