(bkz: crystal green bay resort spa)

(bkz: Kuştur Club Holiday Village)

(bkz: sueno hotels)

(bkz: hotel denizatı)

Babaanne yazlığı 🙂

(bkz: hotel meri)

(bkz: crystal green bay resort spa )

Sözlük yazarlarının deneyimlediği, çocuklarla rahatça gidilebilen otel önerileridir.

Sessiz sakin bir tatil istiyorsanız, bunun yanında çoğunluğu çocuklu ailelerden oluşan mütevazi bir mekan arıyorsanız yegane tavsiyem Datça – Ovabükü – Kasapoğlu Pansiyon olacaktır.

benim için temiz ve durgun denizli bir kumsala en yakın yerdir. küçük bebek ve çocuklarla ev, apart rahat olur.

(bkz: lykia world ölüdeniz)

(bkz: kibris malpas otel)

Her daim tatil modunda olan bir aileyiz lakin size Datça’da Mavi Beyaz Otel’i önerebilirim. Kızım için özel olarak onun seveceği yemekleri yaptılar. Yumurta, balık ve otlar doğal. Denizi sıcak ve temiz ancak biraz taşlı :/ Yakınında çocuk parkı var 😉

izmir gümüldür de bulunan deniz atı tatil köyü… kocaaaaaaman bir orman aslında burası. minik evcikler yapmışlar, içleri gayet konforlu, çok lüks mü, değil ama tatil için bir odada ne ihtiyacınız varsa odada mevcut işte. zaten gözünüz oda filan görmüyor, çünkü ne deniz bırakıp gelebliyorsunuz ne de o güzelim ağaçların altındaki şezlongları… 60.000 metre kare bir alan söz konusu olduğundan boş oda olmamasına rağmen sanki ortalıkta kimseler yok gibi… bol bol kuş sesi, sincaplar, çiçekler, ördekler, kazlar… deniz kum, kumsal uzun ve temiz ve fakat her sezon bizim gittiğimiz kadar uysal olmuyormuş deniz, zaten ege denizini bilenler bilir. her kıyısının dalga mevsimleri vardır ve dibi kum olan bölgelerde, dalga elbette bulandırır denizi… bu noktada otelden bilgi alıp gitmekte fayda var. sahilde de bir sürü şezlong var ama herkes ağaçların altında. çocuk parkı çok büyük ve değişik oyuncaklar var, çocuklarla ilgilendiğini iddia eden ama ekipten biri ile flört etmekten çocukları pek gözü görmeyen bir animatör abla bile var. sakın ne dedikoducusun demeyin, ordaki bir çok annenin nazarı dikkatini celbetmiş bu cilveleşme, kimse güvenip de çocuğunu bırakmadı kıza… 🙂 kızcağız baktı kimse çocuğunun başından ayrılmıyor, bir sürü kağıt ve boya getirdi, kızsal ve erkeksel tüm oyuncakları da döktü ortaya, biz anneler de heeeep beraber oynadık. zaten otel çok ciddi anlamda anne, baba ve çocuktan oluşuyor, kalanlar ise dedeler ve büyükanneler diyebileceğim oranda bir aile tatil köyü bu. bekar ve hatta evli ama çocuksuz olanlar için hayatı yeniden sorgulatacak kadar hem de… koskoca alanda metre kare başına 3 çocuk düşüyor gibi bir gözlemim vardı, şikayetçi miydik? hayır, aksine ” bizim gibi ” olanlarla sohbet etmek, dertleşmek eşimle bana bile iyi geldi diyebilirim. iki havuz var, çocuk havuzu bu kadar çok çocuk müşterisi olan bir mekan için çok küçük ama asıl bomba büyük havuzu… olur da tercih ederseniz bu tatil köyünü, havuzu sabah saatlerinde kullanın, öğleden sonra test ettim ve onayladım huggies yüzme bezleri fonksiyonsuz:) bir mavi havuzun sarı çocuk çişi ile birleşerek nasıl yeşil renk aldığını canlı canlı gözlemleyebilir, kıç kadar havuzun içinde 4 yaş altı bebeleri sayarken yirmili rakamları geçtiğinizde benim gibi anormal kahkahalar atıp, suyun içinde olmaları sebebi ile çiş oranını fark etmeyip mutlu mutlu yüzen ve hatta dalan ( yemin ederim klozete dalmak gibi bir şey olmalı ) insanları sinir edebilirsiniz. şaka bir yana giderken otel yönetimine de bildirdik, ya devri daim de bir sorun var ya da belli bir yaş altı bebelerin büyük havuza girmemesi kuralı getirmek zorundalar, bir sürü bebeği ve çocuğu ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya getirir çünkü pis havuz.

zaten denizatı ile ilgili söyleyebileceğim en olumsuz şey bu havuz konusu. kumsal temiz, odalar temiz, küçük göller ve göllerin sahipleri kazlar, ördekler bile temiz. yemekler de elbette lüks otellerle yarışacak düzeyde değil ama yeterli, temiz ve çeşitli… booool meyve var zaten, sebze de en tazesinden, çok çeşidi kim niye arasın? tatil köyü herşey dahil konseptli değil dolayısı ile ” tatilin yarısı yemek yemektir ” diyen aileler için çok uygun değil. bebekler için bir şey istenildiğinde personel çok ilgili ve yardımcı. bence onlar da en önemli müşterinin kim olduğunu biliyorlar çünkü.

kısacası doğasını yaşamak, temiz bir denize girmek, çocuğunuzun başka çocuklarla oynamasını ve kahkahalarını izlemek, bu arada biiiiir sürü anne baba ile tanışmak ve sohbet etmek isterseniz bu tatil köyüne de bir bakın derim…

bu da web sitesi;

http://www.denizati-hv.com/

okuyorum burada ne güzel tatiller yapıyor herkes. bizde tatil ne gezer. ama mustafamı soktum denize. geçen hafta kerpe’ye gittik. deniz tertemizdi, biraz da serince. dalga var tabii, ben belimden öteye zaten gitmem korkarım, aldım mustafamı suyun kenarında oynattım. bir de otel var halk plajının yanında, şimdi unuttum adını, Varunaydı galiba. biz kalmadık, sabah gidip akşam döndük. bir de balıkçısı var kerpenin, karagöz restoran, biraz pahalı geldi bana ama herkes çok ucuz diyor oraya da, anlamıyorum ben bu işi.

2 sene önceki yaz tatilimizde yani yaklaşık 7 aylık hamileyken Amara Wings Resort (Kemer) e gitmiştik eşim ve bebekli arkadaşlarımızla. Açıkcası mekanı çocuklu tecrübe etmediğim için çok net şeyler söyleyemeyeceğim ama arkadaşlarımz dışında da çocuklu çok aile vardı ve gördüğüm kadarıyla hepsi de çok memnundu. tatil köyü olmasına rağmen tesisin en önemli özelliği butik otel gibi çalışıyor olması. yani hizmet olarak kesinlikle herşey dahil otellerin savrukluğu, karmaşası filan yok. yemekler çok lezzetli, neredeyse her saat servis veren bir yerleri var, ayrı gözleme evi, kebap house, atıştırmalıkların olduğu yer.. günün belli saatlerinde plajda mısır, karpuz, salatalık gibi yaz aylarında severek tüketilen yiyecekler oluyor. çok gürültülü filan bir yer değil. plaj antalya denizi olduğu için kum değil maalesef. ama taşlarda pynayan ve keyif alan çok çocuk vardı, hiç şikayet edeni dıymadım. ayrıca büyük bir iskelesi var ama yürüyen küçük bir bebek için zaten iskele pek de güvenli bir şey değil.

diğer olumlu bir özellik çok kompak bir otel olması. küçük, heryer birbirine yakın. belki 5 yaş ve üzeri bir çocuk bu nedenle orada çok da eğlenemeyebilir ama 5’ten küçük çocuklu aileler için çok çok uygun bir tatil köyü.

bu bilginin yanısıra ben iki senedir nasıl mı tatil yapıyorum; en rahat yer annenin yanıdır diyerek yazlığa gidiyorum kızımı da alıp. annem sağolsun bana bir iş yaptırmıyor, torun sevgisinden de kızım hep onlarla oluyor. ben de biraz dinlenebiliyorum bu vesileyle..

(bkz: club gümbet bodrum) değil bebekli, çocuklu, yalnız yetişkin için bile uygun bir otel değil.

epey fiyatlı olmasına rağmen antalya belek’teki maxx royal tercih edilebilir. zira 7/24 çocukları teslim edebileceğiniz bakıcı ve kontrol için onları takip edebileceğiniz görüntülü bir telsiz veriliyor, ebeveynlere. hem çocuklu hem çocuksuz, ikisi bir arada tatil arzu edenler için iyi (ve tuzlu) bir alternatif olabilir.

Bebeğimle gittiğimiz tatilleri de yazdığım aşağıdaki sayfama göz atın derim.

http://www.gezginanne.com/

Ayrıca, Antalya’da çocuk dostu otellerle ilgili yazı ve yorumlar o bölgeye gideceklere yardımcı olabilir;

http://www.gezginanne.com/2012/03/gezgin-anneye-sor-antalyada-cocuk-dostu.html

Geçen sene kızım 10 aylıkken ilk deniz tatilimizi otelde değil, kiralık evde geçirmeyi tercih ettik. Ek gıda dönemine yeni geçmiştik ve ben oteldeki haşlanmış sebzeleri kızıma yedirmek yerine evde kendi hazırladığım yiyecekleri vermeyi tercih etmiştim. İyiki de öyle yapmışım. Gerçekten çok rahat ettim, tabi yardımcımızın da bizimle gelmiş olmasının rahat etmemde etkisi çok büyük oldu. Evi Bodrum Aktur Residance’da kiraladık, lokasyon olarak bitezde. Bitez’in denizi aslında bebekler için çok soğuk olmakla beraber dalga almıyor olması ve temizliği açısından da çok güzel. Kızım soğuk sudan rahatsız olmadı. Eğer arabasızsanız plaja gidip gelmek bir parça yorucu, bebekle dik yokuşta, sıcakta çok da konforlu değil. Biz arabamızla gittiğimiz için sorun yaşamadık. Sabah erkenden toplanıp yazlıkçı misali plaja iniyorduk, Ada’nın uyku saatlerinde bazen plajda arabasında uyutup, bazen de bakıcımız ile evde uyumasını sağlıyorduk. Aktur’un plajdaki yemek olanakları şahaneydi, güzel yemek alternatiflerinin yanısıra mısır, karpuz gibi yaz tatilinin olmazsa olmazları servis ediliyordu, ve de beach’lerdeki astronomik rakamlarla değildi. Aktur’da ilk günümüzde bebekli olduğumuzu belirtiğimizde gayet temiz bir mama sandalyesi ve bebek yatağını eve getirdiler. Ev temizliğinde de hiçbir sıkıntımız olmadı.

Bebekli yaz tatilinde ev kiralamanın avantajları kısaca şöyle;

– bebeğinize istediğiniz gibi yemek hazırlayabiliyorsunuz, otel yemekleri için kafanızda bir soru işareti kalmıyor

– eğer bebeğinizin uyku saatlerinde yanında duracak bakıcı, anane, babaane gibi birisi var ise ev konforunda uyku saatini rahatça geçirmesini sağlayıp, siz de bu arada tatilinizi yapmaya devam ediyorsunuz

– akşamları evin bir odasında bebek uyurken diğer odada rahatça tv seyredip kitap okuyabiliyorsunuz, otelde bir odada bu pek mümkün olmuyor

– bakıcı, anane, babaane götürmek için ek bir kişi maliyetine katlanmıyorsunuz, zira evin bedeli belli, otele götürecek olsanız belki kırk kere düşünürsünüz

Gelelim ev kiralamanın dezavantajlarına;

– kısa süreli bir tatil için eve malzeme almak, mutfak alışverişi yapmak sıkıcı ve ek yük getiriyor, bence ancak minimum 10 gün bir tatil için mantıklı

– eğer mutfak işlerine yardım edecek bakıcı, anane, babane yoksa anne için çok yorucu, neticede otelde olsanız herşey önünüze geliyor

– iyi bir ev kiralamak çok da ucuz değil, benzer bir paraya herşey dahil bir otele de gitmek gayet mümkün

Bu sene kızım 20 aylıkken de tatilimizi yine ev kiralayarak yaptık; Bodrum Sea Garden’daydık. Deniz Bitez Aktur kadar ve hatta oradan da daha güzel. Yine soğuk, ama yine hiç dalga almayan bir koyda ve tertemiz. Maalesef evler yine yamaçta ve site içerisine araba girmediği için dik yokuşu bebek ve bebek arabası ile inip çıkmak durumundasınız. Normalde ticarete açık bir kiralama sistemi yok sea garden’ın. Aslında bir devremülk sistemi, ama eğer siteme dahil bir tanıdığınız sizi referans görsteriyor ise tanıtım konaklaması yapabiliyorsunuz. Bu da ev kiralama fiyatları baz alındığında oldukça düşük bir rakam. Yalnız ev konforu için maalesef iyi şeyler söyleyemeyeceğim, İsviçre kökenli bir tesis olduğu için çaydanlık, cezve, Türk kahvesi fincanı, taharet musluğu (!) evde olmayan ayrıntılar. Ayrıca bulaşık makinası da yok ve buzdolabı da mini boy. Yani bir tencere yemek pişince dolapta kırk takla atmanız gerekiyor. Plajdaki yiyecekler hem lezzetsiz hem de beach fiyatlarıyla yarışır seviyede. Biz yine yardımcımız ile gittiğimiz için evde yapılan yemekleri yedik genellikle. Bir detay daha var; Sea Garden Hapimag Devremülk sistemi ile Sea Garden Oteli birbirine bitişik iki ayrı mekan. Otel tarafına biz hiç geçmedik ama orada konaklayıp devremülk tarafından denize girmeye shuttle araçlarla gelen oldukça fazla misafir vardı. Otelin önündeki deniz çok iyi değil diye konaklayanlar devremülk tarafından denize girmeye geliyorlardı. Ama bana sorarsanız buna da değmez, hem herşey dahil fiyatına katlanıp hem de gün içerisinde yiyecek içeceklere para ödemek çok anlamsız. Zira devremülk tarafındaki restoran ve havuz barlar bu sisteme dahil değildi.