Veli, öğretmen ve öğrenci ilişkisini zedeleyen türler ödevler verildiğinde aklıma ilk gelen okulsuz eğitim‘e geçiş oluyor. Hem çocuğun zamanından hem de velinin zamanından çalmamalı ödevler. hayatın içinde karşılaşacağı yaşayacağı türden olmalı.

Ben çocuğu büyüttüm, seneye de üniversiteli yapacağız kısmetse. İyi okullarda, iyi bir öğrenciydi. Taktik filan yok; manasız gördüğüm ödevleri eleyip ben yaptım, işine yarayacaklarını düşündüklerimi bıraktım, o yaptı. Manasız gördüklerim genelde proje ödevi adı altında verilen bilmem kimin hayatını slayt haline getir, bilmem neleri poster haline getir vs oldu. birinde de maket ödevi vermişlerdi, arıtma tesisi yapacaklardı, inşaat mühendisi dedesine yaptırdık onu da. Böyle saçma ödev mi olur Allah aşkına. Neyse, dede-torun çok eğlendiler yaparken, o açıdan keyifliydi. Ben ödevsiz bir okulda okumuştum, ödeve inanmıyorum. Mecbur kaldığımızda da problemi böyle çözüyorum. Çocuğumun çok kıymetli zamanını MEB’i mutlu etmeye harcayacak değilim. 

meb eğitim takviminden alıntıdır: çocuğa ödev yapma alışkanlığı kazandırırken anne babalar bir adım geri çekilmeli ve çocuğa, ödevin kendi sorumluluğu olduğu hatırlatılmalıdır. Çocuğunuza karşı; “ödevimiz, öğretmenimiz, derslerimiz” gibi ifadeler kullanmaktan kaçınmak gerekir çünkü bu ifadeler, çocukları sorumluluktan kurtarmaya yöneliktir.

özellikle son cümleye bayıldım, babamıza da bu konuda bilgi vereyim :))))

Öncelikle ödev sözcüğü yerine “ev çalışması” demekle başlayalım :)Çocuğumuzla birlikte çalışma planı yapalım, zamanını ve süresini birlikte belirleyelim. Bu süre çalışmanın azlığına-çokluğuna göre esnek olmalı…Çalışma ortamını hazırlayalım, atıştırmalıklarla süslenmiş bir çalışma masası motive edicidir. Çalışma süresince sessizliği sağlamanın önemli olduğunu unutmayalım.”ödevin ne çabuk bitti?” “hepsini yaptın mı?” gibi sorular yerine “yapamadığın sorular oldu mu?” “yarın öğretmenine sorabilirsin.” gibi yönlendirmelerle öğrenenin kendi olduğunu hissettirelim.Sözel dersler ile ilgili “benim dinlememi istediğin konular varsa seni dinleyebilirim.” diyerek, sizin için önemli bir birey olduğunu vurgulayalım.Siz, çocuk için bir öğretmen değil, bir anne/babasınız, bunu unutmayın. Onu yargılayan değil ona destek olansınız. Anne/baba olmanın tadını çıkarın 🙂 

Hocam vır vır konuşuyorsun da bu eve ödev yağıyor. Panik yok taktik veriyorum herkes not alsın. Uygulamayacakları dışarı alalım lütfen.
O kara kabus ev ödevi geldi üstüne üstlük en iğrencinden. Şimdi ödev lazım mı değil mi tartışmalarını geçiyoruz amacım yardımcı olmak.
Öğrenci eve geldi temel ihtiyaçlar hiyerarşisinden başlayarak hızla uzaya ışınlanacağız. Allah yardımcımız olsun dinimiz amin. El yüz yıkama, üst değiştirme, karın doyurma ritüelleri tamam mı gençler? Öncelikle ödev yapmak sorumlulukla değil disiplinle alakalıdır. Çocukta bireysel çalışma disiplini var mı bu çok önemli. Yoksa geçmiş olsun, sizi diğer odaya alalım.
Ödevden önce ritüeller ne kadar sürüyor bir tahminiz olmalı. Zaman çok önemli. Zira kısıtlı. Çocukla tatlı bir dille bugün ödev olup olmadığını, ödevin ne ile alakalı olduğunu konuşmak lazım. Bakın bakalım bu farkındalık var mı? Diyelim ki yok. Bu konuşmalar yapılırken baskıcı zorlayıcı değil merak edici destekleyici bir ortam yaratılmalı. Ayrıca kesinlikle anne baba bu görevi beraber üstlenmeli. İyi polis kötü polis rolü çok sakıncalıdır (sonra konuşuruz). Çocukla konuşulurken sadece onunla ilgilenmeli. Masayı toplarken, elinde telefon vs. şeklinde konuşursanız bu iş olmaz. Çocuktan rica edip ödevlerine bakmak için izin isteyin. Sadece bakmak istediğinizi söyleyin. Ödevler geldi. Eğer beraber bakabiliyorsanız şahane. İlk basamağı geçtiniz demek. Ödevleri şöyle bir inceleyin öğrenciye hangi konular ile ilgili olduğu, okulda bununla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında biraz sohbet edin. Bu ödevlerin ne işe yarayacağını tartışın (fikir yürütün yani). Mutlaka çocuğun ne düşündüğünü ve ne hissettiğini dinleyin duygularını anlamaya çalışın. Çocuğa bu duygu geçmeli beni anlamak istiyorlar. Sonra konunun ona zor mu geldiği ya da hangi noktalarında zorlandığını konuşun. Diyelim ki bunları yaptınız. Ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Ama çocuğunuza ödevin onun görevi olduğunu belirtin çünkü sizin yapmanızı ya da tamamen beraber yapmanızı isteyebilir (bunun da çözümü var).
Ödev hakkında konuşuldu ve çocuk istemese bile yapması gerektiği belirtildi (maalesef). Kesinlikle çocuğa “yapmazsan öğretmenin kızar, sana şunu almam, seni şuna söylerim“ gibi tehdit ve koşullandırıcı cümleler kurmuyoruz. Bunlar hep çaresizlikten oluyor anlıyorum ama işe yaramıyor. Ağzınızdaki alışkanlıkları sakince bırakın artık. Çocuğa zamandan bahsedin, anlamadığını düşünseniz bile. O akşamki ödev yapma, dinlenme, yatmaya hazırlık ve uyku zamanlarının tahmini sürelerini söyleyin. Okuldaki derslerin süreleri gibi olduğunu örnek verebilirsiniz. Ödevleri veya ödevi parçalara bölün ve mola sürelerini belirtin. İsterse başlamadan önce on dakika zaman tanıyın. Bu on dakikalık süre zarfında kesinlikle televizyon, cep telefonu, tablet gibi aletlerle vakit geçirmesine izin vermeyin (nedenini başka bir başlıkta anlatacağım). İsterse beraber güzel bir oyun oynayabilirsiniz ya da bu zamanı çalışma ortamını düzenlemek için kullanabilirsiniz. Ödevlerini kendine ayrılmış bir yerde yapması çok önemli eğer imkanınız yoksa salon da bile olsa bütün aile onun dikkati dağıtmayacak şekilde vakit geçirmeli; tv açılmamalı, gürültü yapılmamalı mesela kitap okunabilir, anne-baba da bilgisayarda kendi işlerini yaptıklarını öğrenciye gösterebilir bunları çeşitlendirmek size kalmış.
Çocuğun çalışacağı ortamda dikkatini dağıtacak şeyler olmamalı. Masasının üstü olabildiğince boş oyuncaktan arınmış olmalı. Bu demek değil ki sıkıcı bir ortam olsun yakın çevresinde çok fazla materyal olmamalı sadece. Çalışma ortamını düzenlerken onu da işe dahil edin. Ödev yapmamak için ve oyuncaklar elinin altında olduğu için çocuk bu düzenleme işini uzatmaya çalışabilir bu sırada zamanı hatırlatabilirsiniz. Her şey hazır olduğunda çocuğun görebileceği şekilde bir saat masada dursun. Şimdi çocuk sizi yanında isteyebilir, her soruda yanınıza gelmeye çalışabilir vs. ilk başlarda yanında durabilirsiniz ama o istemedikçe soruyu bile okumayın. Başka şeyler hakkında konuşmayın, telefonunuza bakmayın, oflayıp puflamayın (bu iş sıkıcı olabilir çünkü). Fakat bu yanında olma durumunuzu hafif hafif azaltmanız çok önemli. Diyelim ki yanında durmanızı talep etmedi (talep etmediyse atlamıyoruz hemen) o zaman çalışmasını bitirdiğinde zorlandığı konularda en son gelip yardımcı olacağınızı söyleyin ama bunun da hesaplanan süreye dahil olduğunu belirtin. Çünkü öğrenci zamanı verimsiz geçirip süreyi doldurabilir ve bu destek zamanı çok geç saatlere kalabilir bu seferde sıkılır uykusu gelir vs. çocuk bu süre olayını iyi ayarlayamayabilir ama siz bunları okuduğunuz için orada küçük Alicengiz oyunlarıyla güzel bir zamanlama planlayabilirsiniz.
Çocuk ödeve başladı molalar yapıldı (molalarda da cep telefonu, tv, video vs. yok). Ödev bitti eğer kontrol etmenizi istemiyorsa ya da takıldığım yer yok diyorsa zorlamayın. Sakın gizlice ödevi kontrol etmeye çalışmayın. Eğer ödevini yapmadığını farkederseniz öğretmeni ile konuşun ve evde yeni bir düzen denediğinizi kendisinin da tavsiyeleri varsa alacağınızı belirtin. Zamanı artarsa bu sürede yarın için çantasını düzenleyebilir. Siz çantasını hazırlamayın. Gerekirse yanında durun ama o çantaya eşyalarını kendisi koysun.
Şimdi bunları zaten bu kadar kolay yapsaydı hiç kriz yaşamazdık hocam diyebilirsiniz (kriz kelimesini şaka şeysi olarak kullanıyorum yanlış anlaşılmasın). Çocuk tüm bunlar sırasında ağlayabilir, bir anda başı ağrıyabilir, ödevini unutmuş olabilir (ödevini biz biryerlerden bulmaya kalkmıyoruz çok tehlikeli), ani hastalıklar baş gösterebilir yani direnebilir. Ne yaparsa yapsın siz sakin anlayışlı ve kararlı tutumunuzdan vaz geçmemelisiniz. Bu işin odak noktada olduğunu ve güzellikle ama taviz vermeden çözüleceğini çocuk anlamalı. Bu taktikler 1-2 hafta aksatılmadan aynı sabır ve önemle uygulanmalı. Gerekirse her gün aynı şeyler yapılmalı. Unutmayın ki okuldaki öğretmen de sizden farklı bir şey yapmıyor. Bir harfi öğretmek için tekrar tekrar gerekirse günlerce aynı harf üzerinde çaba sarfediyor. Yani öğretmenin elinde sihirli değnek yok aslında. O da sizin gibi çocukla konuşuyor sadece. Ama bir planı, etkinlikleri ve zamanlaması var. Özellikle küçük yaş gruplarında rutinler önemlidir. Çocuk ne yapacağını bildiği, güvendiği bir ortamada kendini rahat hisseder. Bu ödev düzeni oturana kadar aile aktivitelerinizi çocuğa göre ayarlamanız çok fayda sağlayacaktır. Düzen oturduktan sonra kızgın kumlardan serin sulara atlayabilirsiniz.
Daha önce de dediğim gibi ödev sorumluluk değil disiplin ile ilgilidir. Bu düzenlemeler küçük yaş gruplarını kapsamaktadır. Klasik en sıkıcı ev ödevlerini düşünerek yazmaya çalıştım. Annelerin, babaların ve diğer öğretmen arkadaşların daha iyi taktikleri olacağından şüphem yok.