alalı uzun zaman olduğu halde öylece kitaplıkta beklemede kalıp, bu karantina günlerinde ilaç gibi gelen jodi picoult kitabı. bir yanıyla çok zor bir konu, diğer yanıyla akışı ana karakterlerin bakış açısından ayrı ayrı okuyabilmek çok sürükleyici. epeydir bu kadar elimden bırakamadığım, hatta uykumdan feragat ederek okuduğum bir kitap olmamıştı. yer yer sinirlenip elimden bıraktığım da oldu, çaktırmadan tırnak yediğim de. kitapla alakalı yorumlar genelde eşcinsel hakları ekseninde haliyle, ancak sadece bu eksende değil din ekseninde, ilişkiler ekseninde, adalet ekseninde ve toplumsal baskı ekseninde de değerlendirilebilecek çok yönlü bir kitap olmuş. april yayıncılık’ın ellerine sağlık.