baska anne

37

adını ilk duyduğumda başka bir nickle, benim de bulunduğum başka bir sözlükte yazıyordu. tabi (gbkz: aze çınar) yoktu o zamanlar. anne değildi. sanırım hamileydi. en fazla “abla” olurdu yani; o da kalkıp yürüdüğünde peşine takılmak için sebep aramaya ihtiyacınız olmayacak insanlardan olduğu için. bir başlıkta en “altına imzamı atarım” entryler onunkiler olurdu. basit bir şarkı sözünün basit bir yorumu için bile hem de.

sonra blogunu da takip eden nicelerinin bildiği gibi bir hamilelik süreci geçirdi ve sonunda bambaşka bir anne oldu. kesinlikle bambaşka. en sevdiğim hobim olan bebek bakımı, bebek büyütme süreci izlemesi.. ve bu hobi en güzel aze çınar’ın hakkında yazdıklarıyla zevkli hale geliyordu. twitter, blog ulaşabildiğim her yerden hep hayranlıkla izledim. olmayan tecrübemle duyduklarımdan fikir verdiğim de oldu, sırf twitterda sordu diye bi mağazaya girip puset bakındığım da. çok stresli sıkıntılı zamanlarımda blogunu açıp okuyup kafamı dinlendirdiğim de..

bazı insanları uzağınızdayken hayran olur ve hayatınıza eklersiniz. baska anne benim için tam da o kişidir. şimdi ana kılavuz’a birlikte emek veriyoruz. bu her şeyden evvel benim için mutluluk verici. bu kılavuzdan haberim olduğu günden beri gözümü ayırmadım. hem de gördüklerim arasında bu platformun ailelere gerçekten faydalı olduğuna inandığım için, hem de baska anne için.

annelik yarıştırılmaz evet, her anne içinden tedirgin ve el yordamıyla büyütüyor yavrusunu. ben çok anne gördüm, çok tanıştım, çok dinledim. bunu her geçen gün artan bir zevkle yapıyorum. fakat beni anneliğe özendirmemiştir. bebeklerle alakalı her şey merakımı cezbetse de evet anne olmak bana uzak bir ihtimal.

yine de çok kez baktım, ölçtüm, kendi kafama göre tarttım. “nasıl bir anne olmayacağım?” dediğimde elimde veriler oluşuyordu. peki bir ihtimal bile olsa nasıl bir anne olacaktım ki ben?

sayesinde artık onu da biliyorum:

başka anne olacağım ben.

o bir başka!

dünya tatlısı, enerjik, pozitif, yaratıcı, cesur anne

blogunu açmaya karar verdiğinde ilk almaya çalıştığı isim “deli anne” idi. maalesef alınmıştı bu isim. sadece kendisi deli ve anne olduğu için değil. şu hayatta en çok delilere ve çocuklara içi eridiği için. şimdi kendisi de deli ve anne. çünkü bu ülkede “akıl ” sağlığını koruyarak anne olabilmek için “deli” olmak gerekiyor. şekil a’da görüldüğü gibi aynı zamanda çelişiktir.

sürekli takip ettiğim,hamileliğimden beri,çok şey öğrendim kendisinden,teşekkürler

benim için sırf şu kılavuzu akıl etmesiyle bile “şahane anne”dir başka anne.